Son Yorumlar

30 Aralık 2017 Cumartesi

Enzimlerin Özellikleri

Enzimlerin Özellikleri


Enzimlerin Özellikleri Maddeler Halinde, Enzimlerin Özellikleri Hakkında Bilgi

Enzimin etki ettiği maddeye substrat denir. Enzimler genellikle etki ettikleri substratın sonuna az eki getirilerek adlandırılırlar.

Örneğin; Lipit -> Lipaz

Enzimler substrata dış yüzeyinden etki ederler. Bu nedenle etkinen maddenin yüzeyi ne kadar genişse, enzim etkinliği de o kadar fazladır.

Enzimlerin Özellikleri
Enzimlerin Özellikleri Maddeler Halinde

  • Sindirim enzimleri hariç reaksiyonları çift yönlü katalizleyebilirler.
  • Enzimler uygun ortamda hücre dışında da etkinlik gösterirler.
  • Enzimatik bir reaksiyonda substrat azalır, ürün artar, enzim miktarı değişmez.
  • Tekrar tekrar kullanılırlar.
  • Enzimler takım halinde çalışırlar. Genlerden biri mutasyona uğradığında enzim sentezlenemeyeceği için reaksiyon devam etmez.
  • Her enzim bir genin kontrolünde sentezlenir.
  • Enzimler reaksiyonu başlatmazlar. Başlamış reaksiyonu hızlandırırlar.
  • Enzimlerin bazıları, oluştukları yerde zararlı etki yaptıklarından inaktif şekilde salgılanırlar.
  • Pepsin enzimi, pepsinojen şeklinde salgılanır.
  • Enzim substrat kompleksinin meydana gelebilmesi için substratın enzimin aktif bölgesine bağlanması gerekir.
Bağlanma Emil Fischerin 1890'da ileriye sürdüğü Anahtar- Kilit modeline göredir. Bu modele göre, bir substrat bir anahtar gibi kilidin deliğine yani enzimin aktif bölgesine bağlanır.
Share:

Türklerin yaptığı göçlerin nedenleri kısaca

Türk Göçleri Nedenleri


MÖ XVI. yüzyılda başlayan göçler milattan sonrakidönemlerde de devam etmiştir.

Göçlerin Nedenleri

İklim değişikliğine bağlı olarak kuraklığın artması, otlakların ve tarım alanlarının daralması

Bağımsız yaşama duygusu, bir başka topluluğun egemenliği altına girmektense özgür yaşanacak yerlere gitme düşüncesi

Türk boylarının birbirleriyle hâkimiyet mücadelesi vermesi

Hayvan hastalıklarının artması ve buna bağlı olarak ekonomik sıkıntıların ortaya çıkması

Nüfusun artması ve buna bağlı olarak ekonominin olumsuz etkilenmedi

Dış güçlerin baskısı (Çin, Moğol, Tunguz)

Yeni yerler ele geçirme arzusu
Share:

29 Aralık 2017 Cuma

Karma ormanlar nedir kısaca

Karma Ormanlar ve Özellikleri


Karma ormanlar, Kuzey Yarım Küre’deki karalarda geniş yer tutar. Bu ormanlar kışın yaprağını döken geniş ve iğneli yapraklı ağaçlardan meydana gelir.

Sık dallı ve geniş yapraklı ağaçlardan oluşan karma ormanlar yaz aylarında sık bir örtü meydana getirir. Kışın yapraklar dökülür ve ormanın görünümünü tamamen değişir, Nemli orta enlemlerde bulunan iğne yapraklı ormanlar ile kışın yapraklarını döken geniş yapraklı ormanlardan meydana gelir.

Nem oranı yüksek olan bu biyomda kutupsal hava kütleleri kış aylarında, denizel sıcak hava kütleleri yaz aylarında etkili olur.

Yıl boyunca yağış alan bu sahalarda çok iri ağaç türleri yetişir. Örneğin ABD ve Kanada’da dev Redwood ve Douglas Göknarı'nın boyu 120 metreyi bulur. Bu biyomda meşe, kayın ve akçaağaç yaygındır.

Bu biyomda kuşlar, memeliler çoğunluktadır. Sürüngenler ve amfibiler de fazladır.

Karma Ormanlar Nerede?

Karma ormanlar Doğu ve Orta Avrupa, Amerika'da Atlantik kıyısından itibaren 100. meridyene kadar doğu ve orta batı kesimi ve Çin'in kuzeyinde bulunur.

Share:

Türkiye'de Kıyı Şekilleri

Türkiye'de Kıyı Şekilleri Nelerdir?



Türkiye'de Kıyı Şekilleri, Türkiye'de Kıyı Şekilleri ve Bulunduğu Yerler.

Türkiye'nin kıyı uzunluğu fazladır. Dalgalar ve akıntılar kıyıların şekillenmesinde etkili olmuştur. Türkiye kıyılarında gelgit ve akıntıların etkisi ile oluşmuş yer şekli yoktur.



Aşınım Şekilleri

Dağların kıyıya paralel uzandığı kıyı derinliği fazla olan Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında dalganın kıyıyı alttan oyması sonucu oluşan dik kıyılardır. Yalıyar da denir.

Özellikle Doğu ve Batı Karadeniz ile Antalya Bölümü’nde yaygın olarak bulunur.

Alçak kıyılarda dalgaların biriktirmesi sonucu oluşan bir ucu kıyıya bağlı ince kumsal alana kıyı oku, bu kıyı oklarının daha belirgin hale gelmesiyle geniş birikim alanlarına kıyı kordonu denir. Kıyı kordonları eğer karaya yakın olan bir adayı karaya bağlarsa bu bağlantıyı sağlayan setlere Tombolo (Bağlama seti) denir. Bu tombolonun en iyi örneği Kapıdağı Yarımadası ve Sinop Yarımadası'dır. Ayrıca dağların bir koyun ağzını kapatmasıyla oluşan lagünlerde Türkiye'de önemli turizm değeri taşır.

ürkiye kıyılarında özellikle de delta ovalarında kıyı set gölleri (lagün) yaygındır.

Akdeniz ve Karadeniz'de boyuna, Ege'de enine kıyılar yaygındır. Aynı zamanda İstanbul ve Çanakkale boğazlar ria, Antalya-Kaş kıyıları ise dalmaçya kıyı tipine örnektir


Share:

Harita ve ölçek coğrafya

Harita ve Ölçek Hakkında Bilgi


Harita ve Ölçek, Harita ve Ölçek Hakkında Bilgi

Harita: Yeryüzünün tümünün veya bir bölümünün kuşbakışı görünümünün, belirli bir ölçek dahilinde küçültülerek kağıt üzerine aktarılmasıdır. Harita bin yıllardır insanlar tarafından kullanılan, oldukça kullanışlı bir araçtır. Harita doğal ve beşeri olayların gösteriminde kullanılır. Haritacılıkla ilgilenen bilim dalı ise “Kartografya” dır.

Geçmişte insanlar yalnızca yeryüzünde yaptıkları gözlemlerle basit krokiler çizmekteydiler. Bu dönemlerde dünyanın düz olduğu sanılmaktaydı. Örneğin; gözlemlerden yararlanılarak çizilmiş haritaların en güzel örneklerinden birisi Piri Reis haritasıdır. 19.yüzyıldan itibaren havadan yapılan hassas ölçmelerin başlamasıyla haritacılık çağ atladı ve havadan çizilmiş modern haritalar yani “Fotogrametri” kavramı ortaya çıktı.

Her ne kadar modern yöntemler İzlense de dünyanın şeklinin tam bir küre olmaması, haritalarda hatalara sebep olmaktaydı. Bunu önlemek için projeksiyon (izdüşüm) yöntemleri ortaya çıkmıştır. Projeksiyonlar haritanın çizim amacına göre seçilirler. Kimi projeksiyonlar alan kimileri açı veya uzunluk korur. Her ne kadar teknoloji gelişmiş ve hata payı azaltılmışsa da, haritalardaki hatalar dünyanın şeklinden dolayı varlığını sürdürmektedir.
Share:

28 Aralık 2017 Perşembe

Yks biyoloji konulari belli oldu

ÖK tarafından yakın zamanda yapılan resmi açıklamalara göre 2018 Üniversite Sınavının ilk oturumu olan TYT sınavına Sosyal Bilgiler soruları eklendi. Açıklamalara göre 40 soru sorulacak olan Türkçe testine 5 Coğrafya, 5 Tarih, 5 Felsefe ve 5 Din Kültürü sorusu olmak üzere 20 soru daha eklendi. Bunun dışında 40 Soru sorulacak olan Temel Matematik testine de 7 Fizik, 7 Kimya ve 6 Biyoloji olmak üzere toplam 20 soru eklendi. Böylece 80 soru sorulacak olan TYT yani Temel Yeterlilik Testi 120 soruya çıktı. normalde 90 dakika verilen süre 135 dakikaya çıktı. Sonuç olarak bir nevi eski YGS sistemine dönüldü. Peki yapılan son açıklamalara göre 2018 TYT Biyoloji Konu Dağılımları Nasıl Olacak?



  • Biyoloji Bilimi, İnorganik Bileşikler
  • Organik Bileşikler
  • Hücre
  • Madde Geçişleri
  • DNA-RNA
  • Protein Sentezi
  • Enzimler
  • Canlıların Sınıflandırılması
  • Ekoloji
  • Hücre Bölünmeleri
  • Eşeysiz-Eşeyli Üreme
  • İnsanda üreme ve Gelişme
  • Mendel Genetiği
  • Kan Grupları
  • Cinsiyete Bağlı Kalıtım
Share:

Yks tarih çıkıcak konular belli oldu

YÖK tarafından yakın zamanda yapılan resmi açıklamalara göre 2018 Üniversite Sınavının ilk oturumu olan TYT sınavına Sosyal Bilgiler soruları eklendi. Açıklamalara göre 40 soru sorulacak olan Türkçe testine 5 Coğrafya, 5 Tarih, 5 Felsefe ve 5 Din Kültürü sorusu olmak üzere 20 soru daha eklendi. Bunun dışında 40 Soru sorulacak olan Temel Matematik testine de 7 Fizik, 7 Kimya ve 6 Biyoloji olmak üzere toplam 20 soru eklendi. Böylece 80 soru sorulacak olan TYT yani Temel Yeterlilik Testi 120 soruya çıktı. normalde 90 dakika verilen süre 135 dakikaya çıktı. Sonuç olarak bir nevi eski YGS sistemine dönüldü. Peki yapılan son açıklamalara göre 2018 TYT Tarih Konu Dağılımları Nasıl Olacak?



  • Tarih Bilimine Giriş
  • İlk Çağ Medeniyetleri
  • İslamiyet Öncesi Türk Devletleri
  • İslam Tarihi ve Uygarlığı
  • Türk-İslam Devletleri
  • Türkiye Tarihi
  • Beylikten Devlete
  • Dünya Gücü Osmanlı Devleti
  • Arayış Yılları
  • Yeniçağ Avrupası
  • 18. Yüzyılda Değişim ve Diplomasi
  • Yakınçağ Avrupası
  • En Uzun Yüzyıl
  • Osmanlı Kültür ve Medeniyeti
  • 1881’den 1919’a Mustafa Kemal
  • 20. Yüzyıl Başlarında Dünya
  • I. Dünya Savaşı
  • I. TBMM Dönemi
  • Kurtuluş Savaşında Cepheler
  • Türk İnkılabı
  • Atatürkçülük ve Atatürk İlkeleri
  • Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
Share:

Yks çıkıcak tükçe konulari belli oldu

Yakın zamanda sınav sisteminde yapılan değişiklik ile beraber YGS Türkçe Konuları yerine TYT yani Temel Yetenek Testi Türkçe Konuları baz alınacaktır. YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın yaptığı açıklamaya göre konu dağılımlarında herhangi bir değişiklik olmayacağı belirlendi. Buna göre 2018 TYT Testinde önceki yıllarda sorulan Türkçe konuları baz alınacaktır.


  • Sözcükte Anlam
  • Cümlede Anlam
  • Paragraf
  • Dil Bilgisi
    • Sözcük Türleri
    • Tamlamalar
    • Fiiller, Fiilimsiler
    • Ekler
    • Sözcüğün Yapısı
    • Cümlenin Öğeleri
    • Fiil Çatısı
    • Cümle Çeşitleri
  • Anlatım Bozuklukları
  • Ses Bilgisi
  • Yazım Bilgisi
    • Yazım Kuralları
    • Noktalama İşaretleri
Share:

27 Aralık 2017 Çarşamba

Omurgalılar Omurgasızlar

Hayvanlar Alemi


Hayvanlar Alemi omurgalılar ve omurgasızlar olmak üzere ikiye ayrılır.

Çoğu aktif olarak hareket edebilir.
Çok hücreli heterotrof canlılardır,
Hücre çeperleri yoktur.
Omurgasız ve omurgalı hayvanları karşılaştırırsak.

Omurgasızlar

Omurga bulunmaz.
Radyal ya da bilateral simetrilidir.
Sinir sistemi karın tarafından bulunur.
Solungaç yarıkları yoktur.
Açık ve kapalı dolaşım görülür. (Toprak solucanı, mürekkep balığı hariç)

Omurgalılar

Omurga bulunur
Bilateral simetrilidir.
Sinir sistemi sırt tarafında bulunur.
Solungaç veya yutak yarıkları vardır.
Kapalı dolaşım görülür


Share:

Sadece Aptallar 8 Saat Uyur kitap indir









Bu kitap,
"Erişkin bir insan günde en az 8 saat uyumalıdır." palavrasını ve / veya önyargısını kırarak 8 saat uyumanın bir alışkanlıktan ibaret olduğunu öğretmektedir. 4 saat uyuyarak 8 saat uyumuş gibi zinde uyanmayı da anlatan kitap, bunun nasıl yapılabileceğini öğretmektedir.

Matematik Diye Bir şey Var
60 yıl yaşadığı varsayılan sıradan bir insan, ömrünün 15 yılını çocuklukta, 15 yılını ıvır zıvır işlerde, 20 yılını da uykuda geçirmektedir ki bu hesapla geriye 10 yıl kalır. Ancak bu aynı sıradan insan, 8 saat yerine 4 saat uyursa, ömrünün sadece 10 yılını uykuda geçirecek ve böylece 10 sene daha fazla yaşamış olacaktır. Bunu başardığında ise sıradanlığı sona erecek ve sıra dışı başarılar elde edecektir; çünkü sıra dışı başarılar elde edenler tüm başarılarını bu ikinci 10 yıla borçludurlar. Keops, Da Vinci, Edison, Newton, Dostoyevski, Armstrong gibi...

Kişisel Gelişim Romanı
Aslında uyku sıkıcı bir konudur. Çevrenizde biri uykudan bahsedince esnemenize engel olamazsınız çoğu zaman. Ancak yazar bu konuyu roman formatında işleyerek öyle eğlenceli bir hale getirmiş ki; kitabı bitirmeden uyumak neredeyse imkânsız gibi. E tabi kitabı bitirdikten sonra da...


Share:

Bilgisyar ile alakalı kitaplar arşiv



Kitap içerikleri genelde programlamaya dayalıdır güle güle kullanın kendinizi geliştirin




Share:

26 Aralık 2017 Salı

Çeşitli Ders Notlari Arşivi

İçindekiler : organik kimya , biyoloji defteri , geometri ders notu vs  pdf dosyaları aşağıdaki linkte mevcuttur iyi çalışmalar.



1 - İndirme linki

2- İndirme linki

3-İndirme Linki

Share:

Halit Ziya Uşaklıgil Kitapları tek link indir



Büttün kitaplar mevcuttur aşağıda verdim indirme linkinden indirebilirsiniz.







Burdan İndirebilirsiniz
Share:

YKS-LYS Hocalara Geldik Geometri pdf indir

-Hocalara Geldik Geometri linkleri ve diğerlerinini isteğe göre  part part yükleyeceğim-

  • 1- Temel Kavram
    2- Doğruda Açı
    3- Üçgende Açı




Share:

Hafıza Teknikleriyle Edebiyat-Tarih-Coğrafya

-Hafıza Teknikleriyle -edebiyat,tarih,coğrafya

    


Share:

25 Aralık 2017 Pazartesi

Milli Edebiyat Döneminin Oluşumu

1911 yılında Selanik'te, Ömer Seyfettin, Ali Canip, Âkil Koyuncu gibi gençlerin çıkarmaya başladıkları "Genç Kalemler" dergisi ile milliyetçilik cereyanı edebiyatta da başlamıştır. "Millî Edebiyat" sözü ilk olarak bu dergide kullanılır. Dergi, böyle bir edebiyat oluşturma görevini üstlenir. Millî edebiyat için edebi dilin millileştirilmesi gerektiği düşüncesinden yola çıkılarak Yeni Lisan davası ortaya konur. Ziya Gökalp, 1911 yılında, Genç Kalemler dergisinde yayımladığı "Turan" şiiri ile "Bütün Türkçülük" fikrini benimsediğini ortaya koymuştur.



Genç Kalemler dergisini çıkaran sanatçılar ortaya attıkları "Yeni Lisan" düşüncesine uygun yazı ve şiirleri dergide yayımlıyorlardı. Fecr-i Aticiler arasında yer alan Hamdullah Subhi ve Celal Sahir de Yeni Lisan hareketini kabul ettiklerini açıkladılar. Bu dönemde Millî Edebiyat anlayışına en uygun örnekler Ömer Seyfettin'in hikâyeleri ile Ziya Gökalp'in farklı isimlerle yayımladığı bazı şiirleridir.
1912 yılında Genç Kalemler dergisi kapanınca, bu derginin yazarlarının büyük bir kısmı İstanbul'a gelerek Türk Yurdu'nda ve diğer milliyetçi dergilerde ürünlerini yayımladılar. Millî Edebiyat hareketi Yakup Kadri, Refik Halit, M. Fuat Köprülü gibi sanatçıların da katılmasıyla kadrosunu ve buna bağlı olarak etkisini genişletti.
19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın ilk yılları Osmanlı İmparatorluğu için oldukça zor, millet için de acılı, ıstıraplı bir dönemdir. Osmanlı - Rus Savaşı, Balkan Savaşları hep kaybedilmiş, imparatorluğun içindeki azınlıklar isyan hareketlerine başlamışlardır. Hem Müslüman azınlıklar hem de gayri Müslimler devleti arkadan vurmuşlardır. Böyle bir dönemde millî duyguların öne çıktığı, Türk'ün Türk'ten başka dostunun olmadığı düşüncesinin vurgulandığı eserler yazılmıştır. Bu eserlerin yazılmasındaki amaç, birlik ve beraberliği sağlayıp ülkeyi içinde bulunduğu zor durumdan kurtarmaya çalışmaktır.
Ziya Gökalp'in "Üç Cereyan" adlı yazısında işlenen düşünce "ulus devlet" anlayışı ile ilgilidir. Mevcut bir devlet vardır. Bu devletin asıl yapı taşını Türk milleti oluşturmaktadır. Millet bu bilinci kazanmalıdır. Bu devletin içinde Osmanlı'da olduğu gibi farklı milletlerden insanlar da olabilir. Özünü Türklerin oluşturduğu bu devletin vatandaşları Müslüman'dır. İslam ile uygarlık, modernleşme birbirine aykırı değildir. Hedef çağdaş Müslüman bir millet oluşturmaktır. Ziya Gökalp'in ortaya koyduğu düşünceleri Türkçülük ideolojisi ile ilgilidir.
Güçlü, sağlam bir devlet oluşturmak için bir ulusa ihtiyaç vardır; bu ulus Türk ulusudur. Bu ulusun Osmanlıdan gelen özellikleri vardır. Müslüman'dır. Devletin ayakta kalabilmesi, güçlü olması için çağdaş olması; vatandaşların teknolojik gelişmelerden, ileri teknolojinin sağladığı modern yaşam tarzından haberdar olması şarttır. Dolayısıyla Ziya Gökalp'in ileri sürdüğü Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak tezleri güçlü bir devlet için şarttır.
"Benim Şiirlerim" adlı şiirde, şair kendisini acı çeken, zorluklar içinde yaşayan bir toplumun sözcüsü olarak görmektedir. Onun eğlenceye, neşeli türkülere ayıracak vakti yoktur; o, milletin yaşadığı sıkıntıları dile getirmekle görevlidir.
Mehmet Emin Yurdakul'un bu şiirde "sizler" diye anlattıkları Fecr-i Aticiler olabilir. Fecr-i Aticiler, savaşların olduğu, milletin acılar, zorluklar çektiği dönemde bireyci sanat anlayışı ile aşk ve tabiat temalarını işlemişlerdir. Mehmet Emin Yurdakul milletin sıkıntılarını gür sesiyle haykırıp dile getiren bir şairdir.
Millî Edebiyat döneminde yazılan eserlerde milliyetçilik önemli temalardan biridir. Sanatçılar topluma, toplumun sorunlarına eğilmişlerdir.
Çağdaşlık, Batılılaşma, modernlik, savaşlar; savaşların yol açtığı sıkıntılar, acılar eserlerde işlenen önemli temalardır.
Şiir, her dönemde olduğu gibi bu dönemde de önemli türlerden biridir. Bu dönemde düz yazının önem kazandığı söylenebilir. Sanatçı ve düşünürler siyasi, sosyal ve toplumsal konulardaki düşüncelerini yazdıkları makalelerde açıklamışlardır.
"Harap Mabed" adlı şiir "milliyetçi edebiyat" kavramının içeriğine daha uygundur. "Milliyetçi edebiyat'ta millî duygular öne çıkarılır; bağlı olunan milletin fazilet ve üstünlükleri dile getirilir. Sanatçı, milletinin geçmişteki kahramanlıkları ile övünür; kendi milletini başka milletlerden üstün görür. Milliyetçi edebiyatta taraf tutma söz konusudur. Üstün görme anlayışı egemendir.
"Millî Edebiyat" her şeyden önce bir edebiyat döneminin adıdır. Millî bir edebiyatın millî bir dille oluşturulabileceği düşüncesinden yola çıkılmıştır. Millî Edebiyat'ta her şeyden çok dile, dilin sadeleştirilmesine önem verilmiştir. Millî Edebiyat'ın oluşmasında Türkçülük düşüncesi de etkili olmuştur. Türkçülük, Millî Edebiyat ile milliyetçi edebiyatın ortak alanı sayılır.
Millî Edebiyat'ta toplumun çektiği sıkıntılar, bu ülkenin insanı, sanatı, güzellikleri öne çıkarılmıştır. Milliyetçi edebiyat daha çok fikirle ilgilidir, bu açıdan soyuttur. Millî edebiyat ise somuttur; ilgi alanı doğrudan hayattır, toplumun yaşam tarzıdır.
Millî Edebiyat dönemindeki fikri ve edebi faaliyetlerin tümü ülkeyi içinde bulunduğu güç durumdan kurtarmaya yöneliktir. Devletin zorlukları nasıl aşabileceği konusunda farklı görüşler vardır. Ancak Osmanlıcıların da, Batıcıların da, İslamcıların da, Türkçülerin de hedefi ülkeyi zor durumdan kurtarmak, devleti geliştirmek, halkın refah seviyesini yükseltmektir. Her akımın temsilcisi kendi fikirleri doğrultusunda makaleler, yazılar ve şiirler yazmıştır. Bu dönemdeki sanatçılar toplum için sanat düşüncesiyle eser vermişlerdir
Share:

Milli Edebiyat Döneminin Genel Özellikleri

Milli Edebiyat Döneminin Genel Özellikleri

Batıcılık, Osmanlıcılık ve İslamcılık gibi siyasî ve edebî alanlarda etkili olmuş düşüncelerin etkisini kaybettiği bir dönemde, Türkçülük düşüncesine sarılarak edebî ve siyasî kimliklerini bulan Milli Edebiyat sanatçıları, kendilerinden önceki dönemlerden farklı birçok yeniliğe de imza atmıştır. 1911 Yılında Genç Kalemler dergisi etrafında başlayan ve giderek kabul gören Milli Edebiyat, 1923 yılında Cumhuriyet Dönemine kadar devam etmiş ve bu dönemden sonra da etkisini sürdürmüştür.
Cumhuriyet Dönemi’nde yerini bu dönem edebiyatına bıraksa da “Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren sanatçılar” Cumhuriyet Edebiyatı içinde devamlı yer almıştır. Çeşitli değişikliklere uğrasa da günümüze kadar gelen bu anlayış, kendi öz kültürüne sarılıp ondan yararlanarak ilerlemeyi amaçlar.
Milli Edebiyat Döneminin Genel Özellikleri
  • Milli Edebiyat sanatçıları Batıyı körü körüne taklit etmeye karşı çıkmıştır; ancak edebiyatta Batılı türler olan makale, fıkra, roman, hikaye… gibi türleri kullanmayı yanlış görmemişlerdir.
  • Milli Edebiyatın getirdiği en önemli yenilik Yeni Lisan hareketini başlatarak dilde o döneme kadar değişik zamanlarda hedeflenen; ancak başarılamayan sadeleşme hareketini başarmak olmuştur. Bu dönem sanatçıları, konuşma diliyle edebiyat yapmışlardır.
  • Sanatçılar, kendilerine kaynak olarak kendi öz kültürlerini görmüşler ve milli ögelerden beslenmişlerdir. Bu dönemde yaşanan Milli Mücadele de dönemin değişik eserlerinde işlenmiştir.
  • Yoksulluk, aile hayatı, ahlaki çöküntü… gibi toplumsal konular işlenmiş, sanatçılar o dönemde yaşanan sosyal sorunları eserlerine taşımıştır.
  • Daha önceki dönemlerde yüzeysel işlenen Anadolu ve Anadolu halkı bu dönem sanatçılarının birçok eserinde işlenmiştir.
  • Eserlerinde işledikleri temayı, gerçekçi bir biçimde ele almak isteyen sanatçılar, gözleme önem vermiş ve eserlerinde gözlemle topladıkları bilgileri kullanmışlardır.
  • Eserlerde her kesimden insanın sorunları dile getirilmiş, Servetifünun Edebiyatında yapılan “sadece aydın insanların dertlerini anlatma” geleneğinden kaçınılmıştır.
  • Bu dönem edebiyatı toplumsal özellik göstermiş, sanatçılar hem dönemine ayna tutmuş hem de yaşanılan toplumsal sorunlara çözüm yolları gösterilmiştir.
  • Batı taklitçiliğinden kaçınarak, milli konulara yönelme, yeni ve milli bir edebiyat ortaya koyma amacı güdülmüştür.
  • Türk kültürü ve tarihi el değmemiş bir hazine olarak kabul edilmiştir.
  • Dil birliğini, ulus-devlet anlayışının temeli olarak gören Milli Edebiyatçılar Türkçeyi bilim ve sanat dili haline getirme, dil bilinci yoluyla milli bilinç oluşturma, halk kül­türüne yönelme ve halkı eğitme gibi amaçlarına ulaşmak için dilde sadeleşmeye gitmişlerdir.
  • Sade bir dili savunmuşlar, dilde karşılığı bulunan ve dilimize fazla oturmayan Arapça ve Farsça sözcükler kullanılmamıştır.
  • “Toplum için sanat” anlayışı çerçevesinde eserler ortaya konmuştur.
  • Halkın yaşamı ve sorunlarının yanı sıra bireysel konular da işlenmiştir.
  • Mizahi üslup önemsenmiş, mizah ve hiciv türünde eserler de verilmiştir.
Milli Edebiyat’ın yukarıdaki özelliklerinden de anlaşılacağı üzere bu dönem edebiyatı kendisinden önceki Tanzimat, Servetifünun ve Fecriati Edebiyatlarına göre birçok farklı özellik taşır. Bunun en önemli sebebi ise bu dönemin beslendiği kaynaklardır.
Share:

Canlılarda enerji dönüşümü

CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ


Metabolik yollardaki kimyasal tepkimeler, enerjiye ihtiyaç duyma veya enerjiyi açığa çıkarmalarına göre gruplandırılabilir.
Ekzergonik Tepkime : Tepkime sonunda oluşan ürünlerin enerjisi, tepkimeye giren maddelerinkinden daha az ise tepkimede ısı açığa çıkar. Hücresel solunum sonucu oluşan ürünler tepkimeye giren organik moleküllerdeki enerjiden daha az enerjiye sahiptir.
Endergonik Tepkime : Tepkimeye girecek maddelerin enerjisi, oluşan ürünlerin enerjisinden az ise bu tepkimenin oluşması için ısı enerjisi gereklidir. Protein sentezi, aktif taşıma gibi reaksiyonların gerçekleşmesi için ısı gereklidir.
Yaşamın sürekliliğini sağlayan enerjidir. Örneğin; büyüme, hareket, kas faaliyetleri, sinirsel iletim, tohumun çimlenmesi için gereklidir. Bütün enerjilerin ana kaynağı güneş'tir. Güneş enerjisi ototrof canlılar tarafından besin maddelerinde kimyasal bağ enerjisine dönüştürülür. Besin maddelerindeki bu enerjiden canlı hücrelerinde solunum reaksiyonları ile ATP sentezlenir.

ATP:

  • Hücre tarafından enerjisinin kullanılabildiği ve sürekli sentezlenebilen tek molekül ATP'dir.
  • Organik bir moleküldür. Nükleotid yapıdadır.
  • Depolanamaz. Tüm canlılar sentezler.
  • Hücre zarından geçemez. Üretimi ve tüketimi süreklidir.
  • ATP; adenin, riboz ve üç fosfat grubundan oluşan bir moleküldür.
  • Kararsız olan ATP kararlı olan ADP molekülüne dönüşmesi sırasında enerji açığa çıkar. Hücre içinde yıkım tepkimelerinden alınan enerji ADP'nin fosforile edilerek ATP oluşturulmasında kullanılır. Bu olaya fosforilasyon denir.
ATP sentezi birkaç şekilde gerçekleşebilir.
- Fotofosforilasyon: Klorofil içeren hücreler fotosentezin ilk evresinde güneş enerjisini klorofilleri ile soğurarak ATP enerjisine dönüştürür. Bu enerji organik madde sentezinde kullanılır.
- Oksidatif Fosforilasyon: Oksijenli solunum sırasında ETS'ler aracılığıyla elektronların oksijene taşınması ve ATP sentezlenmesine oksidatif fosforilasyon denir.
- Substrat Düzeyinde Fosforilasyon: Fosfat molekülünün enzimatik olarak substrat molekülünden ADP'ye aktarılmasıyla gerçekleşir. Bu fosforilasyon çeşidi tüm canlılar tarafından gerçekleştirilir.
- Kemofosforilasyon: Enerji kaynağı olarak ışık enerjisi yerine inorganik bileşiklerin oksidasyonunu kullanırlar. Kimyasal enerji, hidrojen sülfür (H2S), amonyak (NH3), demir iyonları (Fe2+) ve diğer bazı kimyasallardan türe göre değişen şekillerde sağlanır
Share:

11 Sinif fotosentez ders notlari

FOTOSENTEZ


  • Güneş enerjisinin kullanılabilir hale gelmesi farklı bir enerji türüne dönüşmesi ile gerçekleşir. Bu dönüştürme işlemi fotosentezdir.
  • Fotosentez olayı bitkilerde kloroplast organelinde gerçekleşir. Klorofil pigmenti ışık enerjisini soğurur. Işık enerjisi ışık tepkimelerinde ATP’ye dönüşür.
  • Ototrof bakteriler fotoototrof ve kemoototrof olmak üzere iki grupta incelenir. Bazı fotoototrof bakteriler fotosentez tepkimeleri sırasında H2O yerine H2S veya H2 kullanılır.
  • Kemoototrof bakteriler ise ışık yardımı olmaksızın organik molekülleri üretirler. Bunu, kükürt ya da amonyak gibi inorganik maddeleri oksitleyerek yaparlar.
  • İnorganik maddelerden organik moleküller üreten üreticiler (ototroflar), ototrof olmayan (heterotrof) diğer tüm organizmalar için en önemli organik bileşik kaynağıdırlar. Heterotroflar besin üretemediklerinden üreticiler tarafından üretilen bileşikleri doğrudan veya dolaylı olarak karşılayarak beslenirler.
  • Bazı heterotroflar organik atık maddeleri parçalayıp beslenirler (ayrıştırıcılar). Mantarların çoğu ve pek çok bakteri besinlerini bu yolla alır.
Bitkilerde Fotosentez Kloroplastlarda Gerçekleşir
  • Yapraklar rengini kloroplastlarda yerleşmiş yeşil pigmentler olan klorofilden alırlar.
  • Kloroplast çift zarla çevrili bir organeldir. Bu zarlar madde giriş çıkışını kontrol eder. Kloroplastta üçüncü zar sistemi olan tilakoit zar bulunur. Birbiriyle bağlantılı çok gelişmiş bir sistem olan tilakoit zarlar stromayı tilakoit boşluktan ayırır. Kese şeklindeki tilakoitler granum olarak isimlendirilen sütunlar halinde birleşmişlerdir.
  • Klorofiller tilakoit zarlara yerleşmiştir. Fotosentezin ışığa bağımlı tepkimeleri burada gerçekleşir.
  • Kloroplastın iç kısmında yoğun bir sıvı oluşturan stroma bulunur. Birbirleriyle bağlantılı olan tilakoit zarlar stromayı tilakoit boşluktan ayırır. Stroma sıvısı içinde DNA, RNA, enzimler, proteinler, monomer besinler ve ribozom organeli bulunur. Kloroplastta DNA bulunduğu için kendini eşleyebilir. Kloroplastın stromasında fotosentezin ışıktan bağımsız tepkimeleri gerçekleşir.
Share:

24 Aralık 2017 Pazar

Okyanus Yayınları 3'lu 5'li 10'lu Deneme Seti indir



Okyanus Yayınları 10'lu Deneme Seti Bu linkden indirebilirsiniz 
Okyanus Yayınları 3ve 5'li Deneme Seti Bu linkden indirebilirsiniz 

Share:

Üçdörtbeş Yayınları Matematik Seti indir

Üçdörtbeş Yayınları
YGS - LYS
Matematik Seti indirin



[3-4-5] LYS Matematik Soru Bankası.pdf
[3-4-5] YGS Matematik Soru Bankası.pdf

Boyut: 81.5 MB



Share:

Yks Tarih Arşivi

Tarih ile ilgili testlerin bulunduğu bir arşivi sizlere sunuyorum. Tarih ile ilgili 54 dosya bulunmaktadır. Aşağıda arşivden bir görüntü vardır. 




   10 Tane yayının Büttün soru bankaları içerde bulunmakdadır aşağdan indirebirsiniz,daha çok paylaşımın gelmesini istiyorsanız yorumlarda belirtiniz
 
                                                                                       Arşivi burdan indirebilirsiniz


Share:

23 Aralık 2017 Cumartesi

Sinava girmeden önce kesin okuyun !


SINAVA GİRMEDEN ÖNCE YAPILICAKLAR




İlk Önce Duamızı okuyoruz :
Sınava girerken yada girmeden önce okunacak dua:
“Ya men leccemel mütekebbirine bi licami azametihi selliim Sellim ya Hafız”
Sınav sabahı 70 defa Salat-ı Nariye okunur.

“Allâahümme salli alâa seyyidinâa Muhammedin ve alâa âali seyyidinâa Muhammedin salâaten tünciinâa bihâa min cemî’il-ehvâali ve’l âafâat. [Arapça metinde "ehvâl" kelimesi, "ahvâl" olarak dizilmiş; doğrusu burada yazıldığı gibi "ehvâl"dir. Düzeltir özür dileriz.] Ve takdıy lenâa bihâa cemî’alhaacâat ve tütahhirunâa bihâa min cemî’is-seyyi’âat ve terfeunâa bihâa indeke a’led-derecâat ve tübelligunâa bihâa aksa’l gaayâati min cemî’il-hayrâti fi’l-hayâati ve ba’del-memâat. Inneke alâa külli sey’in kadiyr.”
Mânâsı:
“Allâh’ım, Efendimiz Muhammed’e ve ehl-i beytine bizi bütün korku ve âfetlerden kurtaracağın, bütün ihtiyaçlarımızı göndereceğin, bütün günahlarımızdan temizleyeceğin, nezdindeki derecelerin en yücesine yükselteceğin, hayatta ve ölümden sonra bütün hayırların nihâyetine ulaştıracağın şekilde râhmet eyle. Muhakkak sen her şeye kaadirsin.”
Sınava girmeden önce de 7 defa okuyup dua eden kimse meleklerin ve ruhanilerin desteğini alır,onların ilhamıyla doğruyu bulur.

“Rabbi-şrahli sadriy ve yessirlî emrî, vahlul ukdeten min lisanî yefkahü kavlî” ayeti kerimesini 11 defa imtihana kimse sorulara çok kolay cevap verir.

Kaynak:Tıkla


Şimdide sınav netlerini arttırma yollarını söylemek istiyorum:



SINAVLARDA NETLERİ ARTTIRMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKENLER
Sınavda, bilmek kadar bilgiyi soru çözerken kullanabilmek de önemlidir. Çünkü çoğu öğrenci, genellikle bu teknikleri uygulamadıkları için cevabı bildikleri halde birçok soruyu doğru olarak cevaplayamaz. Ve sonuçta sınavdan sonra “Aslında ben 5-10 net daha fazla yapabilirmişim, bu cevapları biliyordum ama nasıl kaçırdım hayret” derler. 
Bu nedenle aslında sınavda insanların başına bela olan sorular bilmedikleri değil, (onları boş bırakırlar) bilip yapamadıkları sorulardır. Çünkü o soruları bilirsiniz ama teknik hatalar yaptığınızdan dolayı yanlış yaparsınız. 

İşte aşağıdaki teknikler, sizin netlerinizi artıracak ve bilgilerinizi doğru olarak kullanmanızı sağlayacaktır.

Sınavlarda nereden başlamalıyım?
Her şeyden önce sınavda, deneme sınavlarındaki alışkanlığınız neyse oradan başlamanız önerilir. Bununla birlikte, sizin için puan olarak hangi ders daha yüksekse kesinlikle o dersten başlamalısınız. 

Sorulara nasıl konsantre olabiliriz?
Size bir sınav için gereken en temel soruyu soruyorum: Sınavda hangi soruya odaklanılır? 
Sınavda, sadece çözdüğünüz soruya odaklanırsınız.
Bir önceki soru ya da bir sonraki soru sizi hiç ilgilendirmez.
Çünkü sınavı birer soru birer soru yaparak kazanırsınız.
Sınavı bir bütün olarak görmeyin. Her bir soru sadece bir sorudur. 
Kaç soru yapmanız gerekiyorsa sınavı o kadar parçaya bölün.

100 soru varsa 100´e bölün.Ve her bir soruya ayrı ayrı konsantre olun, çünkü bütün sorular birbirinden bağımsızdır.Bir bütünü parçalara böldüğünüzde hem daha rahat olursunuz hem de daha konsantre olursunuz. 

Konsantre olmanın anahtarı şimdide olmaktır. Şimdide değilseniz ya geçmiştesinizdir ya da gelecektesinizdir. Bu nedenle sınavda soruları çözerken kendi kendinize “Şimdi 10. sorudayım, şimdi 11. sorudayım” diye telkinde bulunun. Bu sizi çözdüğünüz soruya etkin bir şekilde odaklayacak ve konsantrasyon gücünüzü artıracaktır. 

Sınavda dikkatsizliklerin en temel sebebi, soruyu okurken gözün cevap şıklarına takılmasıdır.
Bu da, soruları gerektiği gibi anlamamızı engeller. Çünkü zihin konsantre olduğu zamanlarda sadece bir noktaya sabitlenir. Hem soruya hem cevaba bakarasınız hem soruyu hem de cevabı tam olarak anlayamazsınız. Önemli noktaları kaçırırsınız ve sınavdan sonra “Aa hayret, “değildir”i fark etmemişim, “çıkarılamaz” ifadesini atlamışım” gibi cümleler söyleriz. Bu nedenle sınavda sadece çözdüğünüz soruya odaklanın.

Daha da ileri gidersek sınavda hangi soruyu çözüyorsanız o sorunun soru kısmındaysanız soru kısmına odaklanın cevap kısmı o anda sizi ilgilendirmez. Cevaba geçtiğinizde cevap kısmına odaklanın.

Şıkları sonuna kadar okuyun
Bir soru son şıkta biter. Yani ÖSS için E şıkkı diğerleri için D şıkkında biter. 
Cevapları kesinlikle sonuna kadar okuyun hiçbir cevaba balıklama atlamayın. 

Bilgiye dayalı sorularda, dikkatsizlik oranınızı en aza indiren en etkin yöntem, okurken, cevaba elinizi ya da bir kâğıt parçasını kapatmaktır. O zaman isteseniz de gözünüz cevaba kaymaz, soruyu tamamen okursunuz ve en etkili bir şekilde anlarsınız. 

Önemli bilgilerin altını çizin
Sorulardaki önemli bilgilerin altını çizerseniz görsel dikkatinizden kaçan bilgiler dokunsal dikkatinizden kaçmaz. 

Bir sorudaki en önemli ifade nedir?
Bir sorudaki ön önemli ifade en son ifadedir. Soruda neyin istendiği çoğunlukla en son ifadede belirtilir. Bu ifadeyi balon içerisine alarak özel olarak dikkatinizi verin. Çünkü beynimiz, çoğunlukla “değildir, çıkarılamaz” gibi olumsuzlama ifadelerini olumlu algılamaya eğilimlidir. Ve olumsuzlamalardan dolayı çok sayıda soru kaçırılır. 

Problem sorularını nasıl okumalı?
Bu sorulardaki verileri mutlaka yanlardaki boşluklara yazın ve çözerken bütün işlemlerinizi zihninizden değil, yazarak yapın. Böylelikle işlem hatası yapmazsınız. 

İki şıkka indirdim ama hangisi doğru?
Bilgi sorularında, iki şıkka indirdiğinizde, çoğunlukla ilk aklınıza gelen doğrudur. Kesin, yüzde yüz emin olduğunuz bir mantığa dayanmadan ilk aklınıza gelen şıkkı değiştirmeyin veya gerekirse soruyu tekrar okuyun. Bunu denemelerden de bilebilirsiniz. İstisna da olsa bunun tam tersi olan arkadaşlarımız da vardır ve onlar kendilerini bilirler.

Uzun paragraf sorularını nasıl okumalı?
Bu soruları önce soru bölümünden başlayarak okuyun. Yani önce soru bölümünü okuyun sonra bu bakış açısıyla paragrafı okuyun. Ve özelikle bu sorularda çeldiricilerin çok olduğunu bilerek soruları çözün.

A ve B şıklarına dikkat! 

Özellikle çeldirici cevaplar bu sıklarda gizlidir bu nedenle bu şıklarda daha dikkatli olun.

Hatırlayamadığımız soruları nasıl geçebiliriz? 
Hatırlayamadığınız sorulara daha sonra dönmek için yanına bir soru işarete koyun ve geçin. O soruyu sonra hatırlayabilirsiniz. Ancak, o soruda zaman kaybederseniz daha rahat yapabileceğiniz soruları kaçırabilirsiz. 

Sorulara yaklaşım: Önyargı ile yaklaşma
Soruları çözerken sorunun ne istediği önemlidir. 
Siz “Soruda bir hinlik var mı acaba” diye düşündüğünüzde sorunun sizden istemediği bir mantığa kaymaya başlarsınız. 
Sorulara önce düz, basit bir mantıkla yaklaşın ve sorunun sizden ne istediğine yoğunlaşın. 
Sizin soruyu nasıl anlamak istediğiniz değil, sorunun sizden ne istediği önemlidir. Aslında daha önemlisi soruyu hazırlayan insanların bakış açısıyla bakmaya çalışın. 


Sınavda nasıl dinlenelim?
Sınavda her bir bölümü bitirdikten sonra 5-10 saniye dinlenebilirsiniz. Ayrıca sınavın yarısında da yine 20-30 saniye dinlenebilirsiniz.
Bu dinlenme sürelerinde; 
Gözlerinizi kapatın ve gözlerinizi dinlendirin. 
Derin nefes alın biraz içinizde tutun ve yavaşça verin. 
Suyunuzdan için. 
Kaşlarınızın üzerine masaj uygulayın. 
Etrafınızdaki kişileri rahatsız etmeden gerinin. Streching, yani gerinme iyi bir rahatlama yöntemidir.
Kendinize, “her şey iyi gidiyor” gibi pozitif telkinlerde bulunarak kontrolün elinizde olduğunu hatırlayın.
Unutmayın, iyi dinlenirseniz daha konsantre ve rahat olursuz. Bu da size daha çok net yaptırır. 

Genel Tavsiyeler

• Hiçbir soruya önyargıyla yaklaşmayın. Tüm soruları okuyun ve çözmeye çalışın

• Soru köklerine dikkat edin “değildir”, “olamaz”, “yanlıştır” gibi ifadeleri gözden kaçırmayın 

• Zor sorulara üzerinde fazla vakit kaybetmeyin. Fakat bazen zor ve karmaşık görünen soruların cevaplarının çok basit olabileceğini de unutmayın.

• Bazı sorularda, soruda verilenlerden cevaba gidemiyorsanız, şıkları kullanarak cevaba ulaşmaya çalışın. 

• Cevapları optik forma geçirmeyi işlemi bitirdikten hemen sonra yapın. Aksi durumda ‘KAYDIRMA’ yapabilirsiniz. 

• Bütün şıkları okumadan cevabı işaretlemeyin. Daha doğru bir cevap diğer şıklarda olabilir. 

• Her testte cevaplayamayacağınız kadar zor olan sorular bulunabilir. Bu tip soruların moralinizi bozmasına izin vermeyin. 

• Kısa sorular kolay, uzun sorular zordur önyargısıyla soruya yaklaşmayın.

• Yaşamınızda Hep Doğru Seçeneği Bulmanız Dileğiyle...
Share:

Kaç Kişi Online ?

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Sizde Notlarınızın Paylaşılmasını İstiyorsanız Sağ Altta Bulunan Chat Sekmesinden Bize Ulaşabilirsiniz

Öne Çıkan Yayın

2018 Yeni Basım Antrenmanlarla Matematik Full serisi indir

Burdan İndirebilirsiniz

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Bu Blogda Ara

Bizlere Sizde Not Göndermek İçin Sağ Altta Bulunan Chat Sekmesini Kullanabilirsiniz

Recent Posts

Unordered List

Pages

Theme Support